TESLİMATA GÖRE
İzmir
İstanbul
Ankara
Tüm Türkiye
Yurt Dışı

ÇİÇEKLER (İzmir)
Aranjmanlar
Cam Aranjmanlar
Mika Aranjmanlar
Buketler
Gelin Buketleri
Düğün Sepetleri
Cenaze Çelenkleri
Yapay Çiçekler
Saksı Çiçekleri
Düğün Davet Org.

DURUMLAR (İzmir)
Açılış
Annelere Özel
Babalara Özel
Bayram Çiçeği
Cenaze/Merasim
Doğum Günü
Düğün/Nikah
Mezuniyet
Sevgiliye Özel
Yeni Bebek: Kız
Yeni Bebek: Erkek
Yılbaşı/Noel
Yıldönümü
Geçmiş Olsun
İyi Dilekler
Kutlama
Özür
Teşekkür

FİYAT ARALIĞI (İzmir)
20 YTL ve altı
21-30 YTL arası
31-50 YTL arası
51-70 YTL arası
70 YTL ve üstü

HEDİYELER (İzmir)
Çikolata
Pasta

BİTKİ BAKIM REHBERİ
1. İç mekan bitkilerinin yetiştirilmesinde etkili faktörler

İç mekan bitkilerinin yetistirilmesinde etkili olan dört faktör bulunmaktadır. Aşağıdaki satırlarda bu faktorler ile ilgili bilgiler bulabilirsiniz.

a. Sıcaklık

Sıcaklık bitkilerin büyüme ve gelişmelerini etkileyen önemli bir faktördür. Sıcaklığın etkisiyle farklı bitkiler farklı şekillerde etkilenmekte ve gelişme farklılıkları göstermektedir. Her bitkinin sıcaklık ihtiyacı farklıdır. Bu bitkilerin pek çoğu 0 derecenin üstündeki sıcaklıklarda yetişmektedir. Soğuk ortamda kaldıklarında ölebilirler. Tropikal bölge bitkileri 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda bile zarar görebilir. Yüksek sıcaklık seven bitkilerin uzun ömürlü olabilmesi için hava nemi ve su miktarı iyi ayarlanmalıdır. Ama bu bitkilerde 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda ölebilirler.

Pek çok bitki soba ve radyator gibi ısıtıcıların çok yakınında direkt sıcaklık ortamında yaşamazlar. Ancak çok azı bu gibi ortamlara uygundur. Kış aylarında sıcaklık 0 derece ve daha altına düştüğünde pencere kenarına yakın yerlerde sıcaklık düşecek ve bitkiler zarar görebilecektir. Bu gibi durumlarda bitkileri korumak için ek ısıtma sistemleri kullanılabilir yada bitkiler daha sıcak başka bir yere yerleştirilmelidir.

b. Orantılı Nem ve Su

İç mekan bitkilerinin yaşayabilmeleri büyüyüp gelişebilmeleri için yaşadıkları ortamdaki nem oranı ve verilen su arasında bir denge vardır ve bu denge korunmalıdır. Bitkiler kökleri ile suda erimiş besinleri alıp işleyerek toprak üstündeki dal, çiçek ve meyvelere taşırlar. Bitkilerin terleme hızını güneş ışığı, sıcaklık, rüzgar, havadaki nem miktarı, hava basıncı ve topraktaki su miktarı etkiler. Kış aylarında sıcaklık ve ışık şiddeti daha düşüktür, bu yüzden bitkilerin terleme hızları da düşer ve daha az suya ihtiyaç duyarlar genel olarak yaz yada kış mevsiminde sıcaklığın az oldugu yerlerdeki bitkiler az suya, sıcaklığın fazla olduğu yerlerdeki bitkiler daha fazla suya ihtiyaç duyarlar.

c. Işık

İç mekanlarda yetiştirilen bitkilerin doğadaki gibi özümleme yapabilmeleri ve yaşayıp gelişebilmeleri için ışık önemli bir etmendir. Bu bitkiler çeşitlerine göre tropik kökenli oldukları için az ışığın bulunduğu ortamlara uyum sağlayabilir. Fakat çoğu iyi ışık sağlanabilen ortamlarda daha iyi yaşayıp gelişebilmektedir. Açık havadaki ışık oranına kıyasla iç mekanlarda ışık oranı daha azdır. Bu bitkiler gelişme dönemlerinde iyi ışık alan yerlerde, dinlenme döneminde az ışık olan yerelerde bulundurulabilir.

Yapay Işık;
Genelikle ışığın az oldugu durumlarda yapay ışık kullanılabilir. Güneş ışığına benzese bile yapay ışık güneş ışığına eş değer değildir. 5-6 saatlik güneş ışığının verdiğini 5-6 saat yapay ışık veremez. Bitkilerin gelişebilmeleri için günde yaklaşık 12-16 saat yapay ışıklandırma kullanılmalıdır. Yapay ışıklandırma yaparken nem oranına dikkat edilmelidir. Saksı altına su dolu kaplar konulabilir.

d. Saksı Toprakları İç mekan bitkilerinin yetiştırilmesi, büyüyüp gelişebilmeleri için toprakları çok iyi seçilmelidir. Bu topraklar bitkilerin gelişimine destek olacak, besin hava ve su gibi geçirimini sağlayabilecek nitelikte olmalıdır.
2. İç mekan bitkilerinin genel bakım önerileri

a. Saksı Değiştirme

Süs bitkilerinin bulunduğu saksı ve kaplarda bulunan topraklarda bir süre sonra var olan besin maddeleri sürekli kullanım sonucu azalır. Bazende bitkilerin büyüyüp gelişmesiyle saksıları yetersiz duruma gelir. Saksı değiştirmede önemli etmen eski saksının yerine bir boy büyüğünü kullanmaktır. Çok büyük saksı kullanılması gereksiz olduğu gibi bitki köklerinin bütün toprağı kaplaması uzun zaman almaktadır. Saksı değişimi sırasında bitkilere toplu bir görünüş kazandırıp, kök budaması ve sürgün ayrımı da yapılabilir. Kök budaması, köklerin çok geliştiği dönemlerde yapılmalıdır.

Saksı değiştirme işlemine başlarken saksısı değişecek bitki toprağı hafifce nemlendirilmelidir. Böylece köklerin saksı kenarından ayrılması kolaylaşacaktır. Bu arada bitkinin gerekli şekilde kök budaması ve sürgün ayrımı yapılabilir. Yeni kullanılacak saksının mevcut akıtma deliği üzerine küçük bir saksı kırığı koymakta fayda vardır. Akıtma deliği olmayan kaplarda sulama sonucu kökler çürüyebilir, bu yüzden mutlaka akıtma deliği olmalıdır. Bitki saksı değiştirildikten sonra tamamen toprakla doldurulmamalı, 1-1,5 cm sulama boşluğu bırakılmalıdır. Dikim işlemi yapıldıktan sonra toprak tümüyle nemli duruma getirilene kadar sulanmalıdır. Sonrakı günlerde az su verilmelı ama sık sık su püskürtülmelidir. Saksı değiştirme işleminden sonra bitkiler ışığı seven nitelikte olsalar bile direkt güneş ışığı altında bırakılmamalı gölge yerde tutulmalıdır.

b. Gübreleme

İç mekan bitkilerinin yaşayıp gelişebilmeleri ve sağlıklı büyüyebilmeleri için belli dönemlerde gübreleme yapılmalıdır. Mevcut topraklarının içindeki besinler zamanla azalıp bitmektedir. Bazı elementler vardır ki bunların yokluğunda bitkiler gelişme göstermez. Bir elementin eksikliğini de başka bir element dolduramaz. Bitkiler karbon ve oksijenin büyük kısmını doğrudan havadan sağlar, hidrojen de sudan sağlandığı için bunların eksikliğini söz konusu değildir. "Temel bitki besin maddeleri" olarak bilinen N, P ve K bitkiler tarafından yoğun kullanıldığından, toprakta noksanlığı söz konusu olan besin maddeleridir. Dünyada ve ülkemizde üretilen ticaret gübreleri genel olarak üç bitki besin maddesini içermektedir, ticaret gübreleri ;

  • Azotlu
  • Fosforlu
  • Potasyumlu ve bu üç besin maddesinden ikisini veya üçünü belirli oranlarda kapsayan
  • Kompoze (karışık) gübreler olarak gruplandırılmaktadır

    c. Sulama ve Püskürtme

    Bitki yetiştirilmesinde en önemli etmen sulamadır. Bitki sulamasında kısaca şunlara dikkat edilmelidir.

  • Kurak ortamlarda yaşayan bitki çeşitleri, dokuları içinde su depo ederler. Kaktüsler, etli bitkiler, eğreltiler, sıklamen ve palmiye gibi bitkiler az suya ihtiyaç duyarlar.
  • Bitkiler gelişme dönemlerinde fazla, dinlenme dönemlerinde az suya ihtiyaç duyarlar.
  • Bitki kökleri çok gelişip saksıyı kaplamamışlarsa, bitki suyu kolayca alabilir. Bu yüzden bitkileri sık sulamak gerekir.
  • Bitki topraklarının bir kısmı suyu daha uzun bir süre tutabilir ve bu yüzden az sulamalıdır. Kumlu topraklarda yetiştirilen bitkiler fazla sulanmalıdır.
  • Bitkinin ışık ortamı nem durumunu etkilediği için bitkinin su ihtiyacı etkilenir. Güneş ışığı yada yapay ışık altındaki bitkiler daha fazla, gölge yerde bulunan bitkiler ise daha az sulanmalıdır. Bitkiler için hiç su verilmemesi kadar, fazla sulanması da tehlike arzeder. Bitki yetiştirirken bitki gözlem yapılarak toprağının nemi kontrol edilerek uygun sekilde su verilmelidir. Önemlı olan sürekli sulamak değil ihtiyacı olduğu kadar sulama yapmaktır.

    İç mekan bitkilerinin pek çoğu tropik ve subtropik kaynaklı oldukları için sadece topraktaki nem miktarı yeterlı olmayıp, havadaki nem miktarı da önem taşımaktadır. Yaz aylarında nem oranı az olduğu veya kış aylarında radyatorle ısıtma sağlanan ortamlardaki bitkilere sık sık su püskürtmelidir. Kullanılan su oda sıcaklığında olmalıdır. Kullanılan suyun ve sulama yapilan suyun yağmur suyu olması bitkiler için oldukca faydalıdır. Püskütmenin mümkün olmadığı ortamlarda bitki yapraklarının ıslak bir sünger ile silınerek nemlendirilmesinde fayda vardır.

    d. Havalandırma

    Bitkiler için havalandırma mutlaka gerekli değildir. Kapalı alanlarda hava değişimi olmadan uzun süre gelişim gösterebilirler. Bulundukları ortamın havası yapay yollarla kirletilirse bitkiler zarar görebilir. Bu yüzden havalandırma yapılmalıdır. Havalandırma yaparken soğuk havanın dalgalar halinde bitki üzerıne gelmemesi gerekir.
    3. İç mekan bitkilerinde üretim tekniği

    Genel olarak iki çoğaltma tekniği vardır.

  • Generatif Üretim (Eşeyli Üretim)
  • Vegetatif Üretim (Eşeysiz Üretim)

    a. Generatif (Eşeyli) Üretim

    a1. Tohum ile Üretim

    Bu üretim şeklinde esas dişi ve erkek eşey hücrelerinin birleşmesi sonucu tohum oluşması ve bununla yeni bir bireyin ortaya çıkması için bu üretim tekniğinde üretim aracı "tohum"dur.

    İç mekan bitkilerinin yetiştirilmesinde en çok kullanılan yöntem, tohum ile üretimdir. Çiçek açan süs bitkilerinin tümü tohum ile üretilmektedir. Bu üretim için üstün nitelikli tohumlar kullanılmalıdır. Üstün nitelikli tohumların başlıca özellikleri; çimlendiği zaman ait olduğu tür ve çeşidi vermeli, başka ürün ve yabancı ot tohumlarıyla karışık olmamalıdır.

    Çimlenmeyi Etkileyen Çevre Kosulları

  • Su; Çimlenmenin ilk basamağı suyun tohum tarafından emilmesidir. Tohum ve tohum kabuğunun özelliği suyun emilebilmesi için önemlidir. Tohumlarda çimlenme sıcaklık ve nem yönünden yoğun olan üst yüzeyde oluşur. Sulama sık yapılmalı ama fazla olamamalıdır. Sabah saatlerinde sulama yapılmalıdır. Aşırı sulama zaralıdır ve havalanmayı sağlamadığı için çürümelere yol açar.
  • Sıcaklık; Sıcaklık, çimlendikten sonra fidelerin büyümesine etki yapar. Çimlenme için gerekli sıcaklıktan daha az bir sıcaklık fidelerin büyümesi icin yeterlidir
  • Oksijen; Oksijen azlığının çimlenme üzerinde etkisi önemlidir. Oksijen az olursa çimlenme durmasa bile gecikir. Aşırı sulanmalarda drenajın yetersiz bulunduğu ortamlarda oksijen azlığı meydana gelir.
  • Işık; Fidelerin sağlıklı büyümesi için ışık oldukça önemli bir etmendir. Işığın az olduğu durumlarda ince, uzun, zayıf fideler oluşur. Işığın yeteri kadar sağlanması durumunda kısa, güçlü ve bodur sağlıklı fideler yetiştirilir. Fazla sıcaklık fidelerin ölmesine sebep olur.

    a2. Spor ile Üretim

    Eğrelti olarak bilinen çiçeksiz bitkiler spor ile üretilir. Spor tek hücreden oluşmuştur ve nemli ortamlarda yaşar. Çoğunlukla çizgi veya noktalar halinde yapraklarin alt yüzeyinde üretilir. Bazen de yaprak kenarları boyunca oluşurlar. Sporlar olgunlaşınca kese çatlar ve sporlar dağılır. Uygun ortam bulunca çimlenerek büyür ve yeni bir bitki meydana gelir.

    b. Vegetatif (Eşeysiz) Üretim

    Bitkilerin kök ve sürgün oluşturabilen veya başka bir bitkiyle kaynaşıp gelişebilen beden parçaları, kol, soğan ve yumrular gibi özelleşmiş organlarla yapılan üretmeye "eşeysiz üreme" denir. Bunlar genç sürgünler, kökler, kollar ve yapraklardır.

    b1. Çelik ile Üretim

    Bir bitkinin gövde, yaprak veya kökler gibi organlarının ana bitkiden kesilerek uygun koşullar altında köklendirilmesine çelikle üretim adı verilir. Gövde ve yaprak çeliklerinde kök oluşumunu sağlayıcı önlemler alınır. Bu yöntem, ucuz, basit ve oldukça çabuk olması yönünden tercih edilir.

    b2. Aşı ile Üretim

    Aşı iki bitki parçasını birleştirip tek bir bitkiymiş gibi büyümesini ve gelişmesini saglamaktır. Üzerine aşı yapılan ve koku oluşturan kısıma "anaç" adı verilir. Bitkinin gövde ve dallarını oluşturan kısmına "kalem" adı verilir. Anaç üzerine takılacak parça niteliğine göre aşılar "göz" ve "kalem" aşıları olamak üzere iki gruba ayrılır.

    b3. Daldırma ile Üretim

    Ana bitkiye bağlı bir şekilde gövdenin yada sürgünün köklendirilmeye alınmasına daldırma ile üretim adı verilir. Köklenen gövde kendi kökleri üzerinde buyuyen yeni bir bitki elde etmek amacıyla ana bitkiden ayrılır. Kullanılacak bitkilerin dallarının kıvrılabilecek ve esnek nitelikte olması gereklidir. İyi nem, iyi havalanma ve uygun sıcaklıkla yapılan üretimde, üretilen bitkiden çelikle üretimden daha hızlı bir üretim sağlanabilmektedir.

    b4. Ayırma ve Bölme ile Üretim

    Yumrular, yumru kökler, soğanlar ve yalancı soğanlar gibi gövde ve kök yapısına sahip bitkiler ayırma ve bölme yöntemiyle üretim yapılmaktadır. Soğanlar ve soğanımsı gövdeler gibi doğal olarak ayrılabilen kısımlardan yararlanılarak yapılan çoğaltma işlemine "ayırma" adı verilir. Bitkilerin gövde ve kök yumrularının kesilerek parçalara ayrılmasıyla yapılan çoğaltmaya "bölme" adı verilir.